EMITT Fuarı’nda Sektör Sorunları ve Gelecek Vizyonu Tartışıldı
EMITT Fuarı’nda sektörün sorunları ve geleceği üzerine Hüseyin Kurt önemli değerlendirmelerde bulundu.
5-7 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen 29. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, sektörün önemli isimlerinden Hüseyin Kurt’un değerlendirmeleriyle gündeme geldi. GlobeMeets Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Yönetim Kurulu Üyesi olan Kurt, fuar sonrası kaleme aldığı yazısında, bu etkinliğin sadece bir fuar değil, aynı zamanda kişisel bir hafıza ve tarih kaydı olduğunu belirtti.
Kurt, 24 yıl önce sektöre adım attığı günden bu yana, fuarların yalnızca stand kurma ve broşür dağıtma etkinlikleri olmadığını, aynı zamanda turizm diplomasisi ve kültürel etkileşim alanları olduğunu vurguladı. Fuarların, katılımcıların birbirine “buradayım” mesajı verdiği çok katmanlı buluşma noktaları olduğunu ifade eden Kurt, EMITT’in Türkiye’nin turizm alanındaki en köklü ve güçlü marka hafızalarından biri olduğunu belirtti.
Ancak Kurt, EMITT Fuarı’nın son yıllarda ciddi bir kan kaybı yaşadığını ve uluslararası arenada eski cazibesini kaybettiğini dile getirdi. Fuarın, geçmişte dünyanın en büyük beş turizm fuarından biri olarak anıldığını hatırlatan Kurt, bugünkü durumunun tesadüf olmadığını, sektörle yeterince iletişim kurulmaması ve ortak aklın karar süreçlerine dahil edilmemesi nedeniyle bu noktaya gelindiğini kaydetti.
Kurt, EMITT’in yeniden canlanması için güçlü bir üst istişare ve yönlendirme mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Bu mekanizmanın, turizm STK’ları, seyahat acentaları ve uluslararası fuar deneyimine sahip isimlerden oluşması gerektiğini belirtti. Kurt, bu kurulun EMITT’in orta ve uzun vadeli vizyonunu belirlemesi gerektiğini ifade etti.
Fuarın adı ve küresel konumlandırması konusunda da eleştirilerde bulunan Kurt, “Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı” tanımının fuarın potansiyelini sınırladığını belirtti. İstanbul’un küresel bir turizm merkezi olduğunu hatırlatarak, fuarın adının ve marka kimliğinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. “EMITT Global” gibi bir markanın, fuarın uluslararası algısını güçlendireceğini ifade etti.
Kurt, EMITT’in artık sadece Doğu Akdeniz’e sıkışan bir fuar olmaması gerektiğini, küresel turizm ekosistemine hitap eden bir platform haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde her yıl aynı sorunların tartışılacağını ve fuarın daha da küçüleceğini belirtti. Geçmişiyle övünen değil, geleceğini planlayan bir EMITT’in gerekliliğine dikkat çekti.
29. yılında EMITT’in mekân değişikliği ve yeni bir yönetim anlayışıyla yeniden yapılanma sürecine girdiğini belirten Kurt, bu yılki organizasyonun geçmişin algı sorunlarıyla yola çıktığını, ancak doğru okunursa bu yılın EMITT için bir toparlanma yılı olabileceğini ifade etti. Türkiye’de birçok turizm etkinliği ve organizasyonun yapıldığını, ancak hiç birinin EMITT’in bilinirliği ve uluslararası karşılık kapasitesine sahip olmadığını vurguladı.
Kurt, EMITT’e sahip çıkmanın sektöre, şehre ve Türkiye’nin turizm diplomasisine sahip çıkmak anlamına geldiğini belirtti. Son olarak, EMITT için yeni bir sayfa açılması gerektiğini, bunun için doğru vizyon ve ortak akılla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.




