İran’da Ramazan Ayı Protestolarla Başladı
İran’da Ramazan ayı başlarken, oruç tutanlar ve tutmayanlar arasındaki gerilim dikkat çekiyor.
İran’da Ramazan ayı, bu yıl itibarıyla başladı. Şafakla birlikte başlayan ve gün batımına kadar sürecek olan bu 30 günlük oruç dönemi, ülkede farklı tutumların sergilendiği bir zaman dilimi haline geldi.
1979 yılında gerçekleşen İran İslam Devrimi’nden bu yana teokratik bir yönetimle idare edilen ülkede, dindarlığın azaldığına dair çeşitli araştırmalar gündeme geliyor. 2022 yılında Açık Veri isimli bağımsız bir platform tarafından yayımlanan bir çalışmada, nüfusun önemli bir kısmının düzenli olarak oruç tutmadığı belirtilmişti.
Ancak buna rağmen, birçok İranlı ekonomik zorluklara ve savaş ihtimaline rağmen oruç tutmaya devam ediyor. 50 yaşındaki toptan süt ürünleri ticareti yapan Hasan, “Yaklaşan savaş ya da ekonomik durum ne olursa olsun, oruç tutmak dini görevimizdir” diyerek Ramazan’ın kendileri için vazgeçilmez olduğunu ifade ediyor. Benzer şekilde, beyaz sakallı Azizullah da orucu siyasi bir mesele olarak değil, kişisel bir inanç olarak gördüğünü vurguluyor ve “İnancım gereği oruç tutuyorum, ayrıca sağlığım için de faydalı” diyor.
Öte yandan, bazı kişiler için oruç tutmamak açık bir protesto anlamı taşıyor. 27 yaşındaki Nazanin, çalıştığı için oruç tutmadığını ve son dönemde yaşanan olayların ardından ibadetlerini bıraktığını belirtiyor. Alman Tagesschau haber sitesine göre, Nazanin’in bahsettiği olaylar, yılın başında gerçekleştirilen sert protesto müdahaleleriyle ilgili. Bu süreçte binlerce kişinin yaşamını yitirdiği ifade ediliyor ve bu durum, bazı kesimlerde rejime karşı dini pratiklerden uzaklaşma eğilimini güçlendirmiş durumda.
Protestolar sırasında ülke genelinde çok sayıda teoloji kurumu ve camiye yönelik saldırılar meydana geldi. Bu saldırıların bir kısmının, binalarda konuşlanan güvenlik güçlerini hedef aldığı belirtilirken, bazı analistler bunu rejimin siyasi araç haline getirdiği dine karşı bir tepki olarak değerlendiriyor. Bu durum, İran’da inanç ile siyasal otorite arasındaki ilişkinin yeniden sorgulandığını gösteriyor.
Tüm bu tartışmalara rağmen, birçok İranlı Ramazan ayının sonunda kutlanan Ramazan Bayramı’nı aileleriyle geçirmek istiyor. Çiçekçi Mojtaba, bu yıl ekonomik koşulların kutlamaları kısıtlayacağını düşünüyor ve “Bayramı her zamanki gibi kutlayacağız ve yoksullara yardım etmeye çalışacağız. Ancak ekonomik durum her zamankinden daha kötü, tasarruf etmek zorundayız” diyor. Böylece, İran’da Ramazan ayı yalnızca dini bir dönem değil, aynı zamanda inanç, protesto ve ekonomik gerçeklerin iç içe geçtiği bir toplumsal tabloyu da gözler önüne seriyor.




