Erzurum, Almanya ve Çin’deki Yan Etkisiz Tedavi Arayışına Umut Oldu
Almanya ve Çin’de yan etkisiz tedavi arayan Derya Şen, Erzurum’da umut buldu. Prof. Dr. Fatih Alper’in yöntemiyle sağlığına kavuştu.
Almanya ve Çin’de ameliyatsız ve yan etkisiz bir tedavi arayışında olan avukat Derya Şen Schröter, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatih Alper’in uyguladığı yöntemle Erzurum’da umut buldu.
38 yaşındaki Derya Şen, Almanya’da yaşayan bir çocuk annesi olarak, üç ay önce göğsünde hissettiği şişlik ve ağrı nedeniyle doktora başvurdu. Yapılan muayenelerin ardından antibiyotik tedavisine başlanan Şen, hastalığın ilerlemesi üzerine meme kanserinden şüphelenilerek biyopsi yapılması gerektiğini öğrendi.
Almanya’da kronik meme iltihabı tanısı konulan Derya Şen’e, ağız yoluyla steroid ve diğer sistemik tedaviler önerildi. Ancak bu tedavilerin yan etkileri hakkında bilgi edinen Şen, ameliyatsız ve yan etkisiz bir tedavi arayışına girdi.
Çince bilmesi sayesinde Çin’deki tedavi yöntemlerini de araştıran Şen, sosyal medyada Prof. Dr. Fatih Alper’in bu hastalığı ameliyatsız ve yan etkisiz bir şekilde tedavi ettiğine dair bir video ile karşılaştı. Bunun üzerine Alper ile iletişime geçerek Erzurum’a gelmeye karar verdi.
Erzurum’da tedaviye başlayan Derya Şen, ikinci seansında göğsündeki şişlik ve ağrının belirgin şekilde azaldığını fark etti. Almanya’daki tedavi sürecine göre burada sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.
Derya Şen, Almanya’da üç kutu antibiyotik tedavisi gördüğünü belirterek, bu hastalığın lokal tedavisi konusunda doktorların yeterince deneyimli olmadığını ifade etti. Prof. Dr. Fatih Alper’e sosyal medya üzerinden ulaştığını anlatan Şen, tedavi sürecine dair yaptığı araştırmalarda birçok olumsuz yorum okuduğunu, bu nedenle risk almak istemeyip Erzurum’a geldiğini söyledi.
“Çin’de genellikle ameliyat ve ağızdan ilaç tedavisi öneriliyor. Bu hastalık o kadar acı verici ki, çocuğuma bile sarılamıyordum. Şifa bulmak için Almanya’dan Erzurum’a gelmeye karar verdim. Avrupa’daki sağlık sisteminin yeterli olduğunu düşünmüyorum, Türkiye’deki doktorlar bu konuda daha tecrübeli. Fatih hocanın yöntemi gibi bir tedavi bulamadım,” diyen Şen, tedavi sürecinin ilk seansının 15 dakika sürdüğünü, başının bile ağrımadığını belirtti. İkinci seansta ağrılarının geçtiğini ve şişliğin azaldığını görünce, evde çocuğunun “Anne, artık sarılabiliyorsun” demesiyle duygusal anlar yaşadığını ifade etti.
Prof. Dr. Fatih Alper, 2020 yılında literatüre kazandırdığı kronik meme iltihabı hastalığının yan etkisiz ve ameliyatsız tedavi yöntemini sosyal medya aracılığıyla duyurmaya çalıştığını belirtti. Almanya’da yaşayan Derya Şen ile Instagram üzerinden iletişim kurduğunu ifade eden Alper, Şen’in tedavi süreci hakkında yoğun bir araştırma yaptığını söyledi.
Alper, bu hastalığın tedavisinde deneyimli olduklarını ve dünya genelinde bu hastalıkla ilgili tedavi süreçlerinde sıkça gecikmeler yaşandığını belirtti. Sosyal medya üzerinden hem yurt içinden hem de yurt dışından birçok hasta ile iletişim kurduğunu aktaran Alper, hastaların çoğunun mikrobik bir etkenle karşılaştığını ve bu durumun hastaları travmatize ettiğini vurguladı. Ayrıca, hastaların gereksiz yere antibiyotik tedavisine maruz kaldığını, bunun da sürecin yanlış yönlendirilmesine neden olduğunu ifade etti.
Alper, tedavi sürecinde stres yönetiminin önemine dikkat çekerek, Derya Hanım’ın tedavisinin yaklaşık beş seansta tamamlanacağını kaydetti. Bu hastalığı olanların sigaradan, halı yıkama, yün çırpma ve ağır kaldırma gibi işlerden uzak durmalarını, alerjen gıdalardan ve stresli durumlardan kaçınmalarını önerdi. Hastalığın en önemli sebeplerinin memede süt birikmesi, stres ve travma olduğunu vurgulayan Alper, stres altında olanların meme bölgesinde hastalığın ortaya çıkma olasılığının arttığını belirtti.
Prof. Dr. Alper, sigara içen hastalarda tedavi sürecinin daha uzun sürdüğünü ve nüksetme ihtimalinin yüksek olduğunu deneyimlediklerini ifade ederek, sigaranın süt kanallarında genişlemeye ve yüzey hücrelerinin ölümüne yol açtığını sözlerine ekledi.




