Optogenetik tedavi, gece körlüğüne umut oluyor

Optogenetik tedavi, retina hücrelerini ışığa duyarlı hale getirerek gece körlüğü hastalarında görme kaybına karşı yeni bir umut sunuyor.

Retina hastalıklarına yönelik çalışmalar, görme kaybı yaşayan hastalar için yeni tedavi seçenekleri ortaya çıkarıyor. Bu alandaki gelişmelerden biri olan Optogenetik tedavi, ışığı algılayamayan retina hücrelerine gen aktarımı yoluyla yeniden ışığa duyarlılık kazandırmayı amaçlıyor.

Kaliforniya Üniversitesi Tıp Fakültesi Doheny Göz Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. SriniVas Sadda, Türkiye ziyareti sırasında retina hastalıkları, gen tedavileri ve yapay zekâ destekli görüntüleme teknolojileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Sadda, retina alanında 26 yıldır çalıştığını ve özellikle görme biliminin işleyişine duyduğu ilginin kendisini bu alana yönlendirdiğini belirtti.

Retina hücreleri ışığa duyarlı hale getiriliyor

Gece körlüğü olarak bilinen retinitis pigmentosa gibi bazı hastalıklarda, ışığı algılayan fotoreseptör hücreler genetik bozukluklar nedeniyle zaman içinde kayboluyor. Optogenetik tedavide ise retinada kalan ve normalde ışığa yanıt vermeyen hücrelere ışığa duyarlılık sağlayan bir gen aktarılıyor.

Bu yöntemle, ışık enerjisini algılayamayan hücrelerin uyarılması ve görme sinyallerinin beyne iletilmesi hedefleniyor. Tedavinin, görme yetisini tamamen veya büyük ölçüde kaybetmiş kişilerin yeniden ışığı fark edebilmesine ve belirli düzeyde görme işlevi kazanabilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Prof. Dr. Sadda’nın aktardığı bilgilere göre hastalık ilerledikçe retina merkezindeki sarı nokta da etkilenebiliyor; bunun sonucunda görme azalması, renkleri ayırt etmede güçlük ve ışıktan rahatsız olma gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Gen aktarımı sonrasında çift kutuplu hücrelerin fotoreseptörlerin görevini üstlenmesi ve görme sinirini uyarması amaçlanıyor.

Tedavi göz içine enjeksiyonla uygulanıyor

Optogenetik tedavi, ameliyathane koşullarında göz içine iğne yoluyla uygulanıyor. Prof. Dr. Sadda, yöntemin klinik araştırmalarının tamamlandığını ve tedavinin retinitis pigmentosa için ABD Gıda ve İlaç Dairesi, Avrupa İlaç Ajansı ile Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından onaylandığını ifade etti. Tedavinin 2027 itibarıyla kullanılmaya başlanmasının beklendiği belirtildi.

Gece körlüğüne yol açabilen yüzlerce farklı genetik bozukluk bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sadda, her hastanın Optogenetik tedavi için uygun olmayabileceğini söyledi. Ayrıntılı göz muayenesi, ileri görüntüleme yöntemleri ve genetik değerlendirmelerin ardından hangi hastaların bu yöntemden yarar görebileceğine uzman hekimler karar veriyor.

Önceki yıllarda bildirilen bir çalışmada, tedavi uygulanan hastalarda elde edilen görme artışının üç yıl boyunca korunduğunun gözlemlendiği aktarıldı. Bununla birlikte tedavinin uygunluğu ve beklenen sonuçları, hastalığın türüne ve kişinin göz sağlığına göre değişebiliyor.

Prof. Dr. Sadda, Türkiye ve Dünyagöz Hastaneler Grubu’na ilk ziyareti olduğunu belirterek, hastalara hizmet sunmak için kullanılan modern ekipmanlardan etkilendiğini dile getirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu