Çeşme Castello Fontana Projesi: 34 Odalı Otel ile 769 Konut Tartışmaları
Çeşme Castello Fontana projesi, 34 odalı otel ruhsatıyla 769 konut inşaatı planlarıyla tartışmalara yol açtı.
Çeşme Yarımada Çevre Derneği, Çeşme’de doğal sit alanı üzerinde hayata geçirilmek istenen Castello Fontana projesiyle ilgili olarak kamuoyuna çağrıda bulundu. Turizm FM’in daha önce gündeme taşıdığı bu proje, yaklaşık 2 milyar TL’lik bir yatırım bedeliyle planlanıyor ve derneğin açıklamalarıyla yeniden tartışmalara yol açtı.
İzmir’in Çeşme ilçesi Çakabey Mahallesi’nde Arıkan Proje Geliştirme A.Ş. tarafından gerçekleştirilecek olan Castello Fontana Otel projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatılmıştı. Projenin toplam maliyeti ise 1 milyar 993 milyon 240 bin 834 TL olarak belirlendi. Başlangıçta 20 odalı butik otel olarak tasarlanan proje, daha sonra revize edilerek 272 bloktan oluşan, 769 oda ve 1470 yatak kapasiteli büyük bir turizm kompleksi haline dönüştürüldü. Bu değişiklik, oda kapasitesinin yaklaşık 38 kat artmasına neden oldu ve projenin üçüncü derece doğal sit alanında yer alması kamuoyunda geniş yankı buldu.
Çeşme Yarımada Çevre Derneği, Mamurbaba Mahallesi’nde planlanan projeye ilişkin bir açıklama yaparak, 34 odalı otel ruhsatı alınan bu projenin aslında büyük ölçekli bir konut ve rezidans projesi niteliği taşıdığını vurguladı. Dernek, projenin turizm tesisi olmaktan çok, bağımsız bölümler inşa edilmesini hedeflediğini belirtti.
Dernek, ayrıca projenin ÇED sürecinin henüz tamamlanmadığını, buna rağmen bağımsız bölümlerin satışına başlandığını iddia etti. Açıklamada, İstanbul’dan potansiyel yatırımcıların sözleşme imzalamaya davet edildiği ifade edilirken, resmi proje dosyasında metrekare başına 393 Euro olarak belirtilen inşaat maliyetine karşın satış fiyatlarının 6 bin 500 Euro + KDV seviyesinde olduğu aktarıldı.
Çeşme Yarımada Çevre Derneği, turizm yatırımı olarak tanıtılan bir projede bağımsız bölümlerin inşaat tamamlanmadan satılmasının önemli soru işaretleri oluşturduğunu savundu. Açıklamada, “turizm deneyim merkezi” olarak tanıtılan yatırımın gerçekte yüzlerce bağımsız bölümden oluşan bir konut sitesi görünümünde olduğu değerlendirildi.
Dernek, yapılaşmanın yanı sıra altyapı konusunda da önemli endişeler dile getirdi. Bölgedeki kanalizasyon altyapısının bulunmadığını ve yeterli kapasiteye sahip bir arıtma tesisinin olmadığını belirten dernek, firma yetkililerinin geçici bağlantı taahhüdüne rağmen resmi ÇED dosyasında atık su sistemi olarak foseptik çözümünün öngörüldüğünü ifade etti. Binlerce kişiye hizmet vermesi planlanan bir projede atık suyun foseptik sistemiyle yönetilmesinin yeraltı suları ve deniz ekosistemi açısından ciddi çevresel riskler oluşturacağı kaydedildi. Turizm Haber Merkezi’nin daha önce yayımladığı haberde, 1470 yatak kapasiteli, 41 açık yüzme havuzu ve 473 araçlık otopark içeren projenin, yaz aylarında su sıkıntısı yaşayan Çeşme’nin mevcut altyapısı üzerinde oluşturabileceği yük de kamuoyunda tartışma konusu olmuştu.
ÇED sürecinde projenin su tüketimi, atık su yönetimi, ulaşım yoğunluğu, doğal sit alanına etkisi ve çevresel baskısının Bakanlık tarafından detaylı bir şekilde değerlendirileceği açıklanmıştı. Çeşme Yarımada Çevre Derneği, projenin geleceği açısından kritik öneme sahip olan ÇED Halkın Katılımı Toplantısı’nın 28 Temmuz Salı günü saat 13.00’te gerçekleştirileceğini hatırlatarak tüm Çeşmelileri toplantıya katılmaya davet etti. Dernek, Mamurbaba, Alaçatı ve Çeşme’nin geleceğini ilgilendiren bu süreçte vatandaşların karar mekanizmalarına doğrudan katılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı ve halkı toplantıda görüşlerini dile getirmeye çağırdı.




