Kadın Çiftçiler Tarımda Sürdürülebilirliği Artırıyor
Kadın çiftçiler, tarımda sürdürülebilirliği artırmak için önemli projelerde yer alıyor. Kadın Dostu Markalar Ödülleri’nde bu konular ele alındı.
Bu yıl altıncısı gerçekleştirilen Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Töreni, 5 Mart 2026 tarihinde İş Sanat Kültür Merkezi’nde yapıldı. “İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer” temasıyla düzenlenen etkinlikte, toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık, sürdürülebilirlik ve sosyal etki konularında öne çıkan projeler, 8 ayrı kategoride toplam 30 ödülle taçlandırıldı.
Törende, Türkiye İş Dünyası Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “1000 Çiftçi 1000 Bereket” paneli, kadın girişimcilerin sürdürülebilir tarım uygulamaları üzerine odaklandı. Panelde, Cargill Food Solutions META Ürün Hattı ve Sürdürülebilirlik Direktörü Cem Beysel, Doktar Technologie Kurucu Ortağı Selim Uçer ve zeytin üreticisi Senem Erçevik, kadınların tarımda ve teknolojiyle entegre olan sürdürülebilir uygulamalardaki rolünü vurguladılar.
Cem Beysel, programın hedef ve kapsamını açıklayarak, 2019 yılında başlatılan “1000 Çiftçi 1000 Bereket” programının Türk tarımını teknoloji ile buluşturmayı amaçladığını belirtti. Beysel, “Programın ilk yılında bin çiftçiye ulaştık. 2026 itibarıyla 27 ilde 8 bin çiftçi, 1,5 milyon dekarda sürdürülebilir tarım uygulamaları gerçekleştiriyor. Onlara hem teknik hem de eğitim desteği sağlıyoruz” dedi. Ayrıca, Cargill’in çevre politikalarını toprak, iklim ve insan perspektifinden ele aldıklarını ifade etti. 160’tan fazla kadın çiftçi ile çalışmaya başladıklarını ve şu anda 500 kadın çiftçinin programa dahil olduğunu ekledi.
Selim Uçer, programın teknoloji boyutunu ele alarak, ana programın mısır, ayçiçeği ve kanola ürünlerini kapsadığını, ancak kadın modülünün zeytin üzerine geliştirildiğini aktardı. Bandırma, Edremit ve Ayvalık’ta kadın çiftçilerin üretimlerini destekleyecek bir model oluşturduklarını belirten Uçer, teknolojik uygulamaların sulama verimliliğinde yüzde 55 artış sağladığını ve kimyasal kullanımını yüzde 36 oranında azalttığını açıkladı. Ayrıca, eğitim modülleri ile üreticilerin bilgi seviyesini yüzde 25’ten yüzde 75’e çıkardıklarını ifade etti.
Zeytin üreticisi Senem Erçevik, programın saha uygulamalarını aktardı. Geçen yıl programa katıldığını ve ziraat mühendisi olarak projeye inandığını belirten Erçevik, değişen iklim koşulları ve ekonomik zorluklar karşısında kaynakların daha kontrollü kullanılmasını sağladığını vurguladı. Yapılan toprak analizleri ve gübreleme programları sayesinde ağaçların sağlık durumunun iyileştiğini ifade etti ve programın altıncı yılında yüzde 20’nin üzerinde verimlilik farkı gözlemlediklerini söyledi.
Program, tarımda kadın girişimciliğini artırmayı ve kırsalda sürdürülebilir üretim modellerini yaygınlaştırmayı hedefliyor. Katılımcılar, teknoloji, eğitim ve dijital takip sistemleri ile hem verimliliği artırıyor hem de kimyasal kullanımını azaltıyor. Cem Beysel, “Devletten her şeyi beklememek lazım. Şirket olarak elimizden geleni yapıyoruz ve bu programın daha da yaygınlaşması için devlet, kamu ve özel sektör iş birliği önemlidir” diye belirtti.


