İmralı Heyeti, Öcalan’ın Mesajını Açıkladı: ‘Vatandaşlık Tanımı’ Vurgusu

İmralı Heyeti, Öcalan’ın mesajında ‘vatandaşlık tanımı’na dikkat çekti. Barış sürecine dair önemli açıklamalar yapıldı.

DEM Parti İmralı Heyeti, PKK terör örgütünün lideri Abdullah Öcalan’ın mesajını, “süreç” raporunun oylama aşamasında kamuoyuna duyurdu. Mesajda, dikkat çeken bir unsur olarak “vatandaşlık tanımı” ön plana çıktı.

Heyetin, 16 Şubat’ta Öcalan ile gerçekleştirdiği yaklaşık 3,5 saatlik görüşmenin ardından yayımlanan mesajda, Öcalan şu ifadeleri kullandı: “Hayatım, ailedeki ilk isyanımdan bu yana hep yoğun bir tempoda geçti ve bu tempoyu sürdürüyorum. Geçmişteki süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğimizi ve gücümüzü kanıtladı.”

Öcalan, TBMM Komisyon raporunun toplumsal gerçeklerle uyumlu olması gerektiğini vurgulayarak, “Terörü tasfiye” anlayışının bir çözüm değil, çözümsüzlüğü ifade ettiğini belirtti. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin sürekli olarak yeniden değerlendirilen bir süreç olduğunu ifade eden Öcalan, bu toplantıyı Demokratik Entegrasyona yönelik bir başlangıç olarak gördüğünü söyledi.

Cumhuriyetin kuruluş sürecinin Türk ve Kürt birlikteliği üzerine inşa edildiğini dile getiren Öcalan, “Tarih boyunca bu birlikteliğin izleri belgelerde görülebilir. Kurtuluş Savaşı’nda ve cumhuriyetin ilanında bu durum kabul gördü. Cumhuriyet, Kürtsüz inşa edilmedi. Bunu inkâr edenler, her gün tahripkar bir dille konuşuyorlar. Cumhuriyetin temelinde Kürtler de vardır.” dedi.

Öcalan, vatandaşlık tanımı konusuna da değinerek, “Vatandaşlık, devletle kurulan bağı ifade eder. Etnisiteye, dile, inanca bakılmaksızın herkes devlete vatandaş olabilir. Ben özgür yurttaş terimini tercih ediyorum. Anayasal vatandaşlık da denebilir ama özgür yurttaşlık daha kapsamlıdır.” şeklinde konuştu.

Özgür yurttaş kavramının din, milliyet ve düşünce özgürlüğünü içerdiğini belirten Öcalan, Türkiye’deki mevcut vatandaşlık tanımının bu unsurları yeterince karşılamadığını ifade etti. “Özgür yurttaş, dinini, mezhebini, düşüncesini ifade ederken ne kadar özgürse, ulusal aidiyetini ifade ederken de o kadar özgür olmalıdır.” dedi.

Öcalan, demokratik toplumun, toplumsal kimliğini özgürce inşa edebilme yeteneğine sahip olduğunu belirterek, toplumun kültürel unsurlarının özgürce inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. “Bunlar entegrasyonumuzun ana ilkeleri ve örgütlenme modelidir. Burada şiddete yer yoktur. Demokratik Cumhuriyete entegrasyon, Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Suriye’deki entegrasyon tartışmalarına da değinen Öcalan, yerel demokrasinin önemine vurgu yaparak, “Yerel demokrasi, bir kent veya köyün kendisini özgürce ifade etme ve yönetme hakkına sahip olmasıdır.” dedi. Bu bağlamda, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçeklikle uyumlu bir biçimde uygulanmasının önemini belirtti.

Öcalan, “Bizim meselemizin bir güvenlik boyutu vardır, fakat daha geniş bir siyasi boyutu da bulunmaktadır. Silah ve şiddet terk edilmiştir. Toplumumuzun demokratik bir siyaset yürütmeye ihtiyacı var.” diyerek, Kürtlerin birliği konusundaki önerisini “Demokratik Birlik” olarak ifade etti. Bu yaklaşımın, ayrı bir devlet değil, kapsamlı bir demokratik yönetim ilkesini içerdiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu