Tarımda Maliyet Artışı: Savaşın Etkileri Sofralara Yansıyacak

Gıda fiyatlarındaki artış, savaşın etkisiyle tarımda maliyetleri artırıyor. Önümüzdeki dönemde fiyatların daha da yükselebileceği öngörülüyor.

Son dört haftada gıda fiyatlarında yaşanan artış, %3 ile %3,5 arasında değişirken, önümüzdeki dönemde bu oranın %8’i aşabileceği endişeleri gündemde. Savaşın etkisiyle yükselen gübre ve enerji maliyetleri, üretim süreçlerini olumsuz etkilerken, hasat dönemine yaklaşırken fiyatların daha da artması bekleniyor.

Küresel tarım ve gıda zincirinde savaşın yarattığı baskılar, Türkiye’de maliyet kaynaklı sorunları daha belirgin hale getiriyor. Özellikle gübre ve enerji fiyatlarındaki artış, üretim maliyetlerini yükseltiyor ve bu durumun gıda fiyatlarına yansıması kaçınılmaz görünüyor. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar, sadece petrol ve LNG akışını değil, gübre üretiminde kullanılan hammaddelerin taşınmasını da olumsuz etkiliyor. Üre, amonyak ve doğalgaz gibi temel girdilerin büyük bir kısmı bu hat üzerinden taşındığı için, küresel arzda önemli bir risk oluşturuyor.

Türkiye’nin gübre hammaddelerinde %90’ın üzerinde dışa bağımlılığı, küresel şokların iç piyasaya doğrudan yansıma riskini artırıyor. Umman, Mısır ve Rusya gibi sınırlı tedarikçi yapısı, bu durumu daha da kırılgan hale getiriyor. Savaş öncesinde ton başına 430-490 dolar olan üre gübresi, kısa sürede 700 doların üzerine çıkarak Türkiye’de de fiyatları etkiliyor. Son bir ayda 21-25 bin lira bandından 34-35 bin liraya yükselen üre gübresi, çiftçiler için ulaşılması zor bir maliyet haline geldi. Aynı dönemde mazot fiyatlarının 54 liradan 70 liranın üzerine çıkması, tarımsal üretimdeki maliyet şokunu daha da derinleştiriyor.

Bu maliyet artışlarının gıda fiyatlarına yansıması giderek daha belirgin hale geliyor. Son bir ay içinde Türkiye’de gıda fiyatlarında yeniden hızlanan bir artış gözlemleniyor. Şubat ortasından Mart sonuna kadar olan dönemde, özellikle işlenmemiş gıda grubunda belirgin bir yükseliş yaşandı. Son dört haftalık veriler, gıda fiyatlarında genel olarak %3,5 ile %4,2 arasında bir artış olduğunu gösteriyor; sebzelerde %8-12, meyvelerde %6-9, et ve tavuk ürünlerinde %3-5, süt ürünlerinde %2-3, ekmek ve tahıl grubunda ise %1,5-2,5 oranında artışlar kaydedildi.

Uzmanlar, savaşın yarattığı maliyet şokunun henüz tam anlamıyla fiyatlara yansımadığını belirtiyor. İktisat Uzmanı Barlas Yurtsever, mevcut durumu değerlendirirken, “Küresel riskler artmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar, enerji piyasalarını etkilerken gübre tedarik zincirinde de baskı oluşturuyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Başekonomisti Máximo Torero’nun da belirttiği gibi, bu hattaki uzun süreli kesintiler, küresel gıda sisteminde daha önce görülmemiş bir şok yaratma potansiyeline sahip” dedi.

Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, gübre ve mazot fiyatlarındaki artışın üretime etkisinin zamanla daha belirgin hale geleceğini ifade ederek, “Fiyat artışları özellikle hasat dönemlerinde daha fazla hissedilecektir. Bu nedenle mevcut fiyat hareketleri, asıl dalganın henüz başlangıç aşamasında olduğunun göstergesi. Üre ithalatında gümrük vergisinin sıfırlanması, ihracatın yasaklanması ve amonyum nitrat gübresinin kontrollü şekilde yeniden kullanıma açılması, arz sıkıntısını önlemeye yönelik doğru adımlar olacaktır” şeklinde konuştu.

Kamuoyu Araştırmacısı Volkan Tebrizcik ise savaşın tetiklediği maliyet artışlarının önümüzdeki aylarda daha belirgin hale geleceğini belirterek, “Yapılan ölçümler, gıda fiyatlarında ikinci çeyrek itibarıyla ek bir hızlanma riskinin ortaya çıktığını gösteriyor. Son bir ayda gıda fiyatlarındaki %3,5’lik artışın, önümüzdeki iki-üç ay içinde toplamda %8-12 bandına ulaşma ihtimali mevcut” dedi. Tebrizcik, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın Gıda Fiyat Endeksi verilerinin sınırlı bir yavaşlama işareti gösterdiğini, ancak alt kalemlerdeki dalgalanmaların devam ettiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu