Bayram Baklavası: Anılar ve Duygular Arasında
Bayram baklavası yaparken anılar canlanıyor. Geçmişin tatları ve bugünün duyguları iç içe geçmiş durumda.
Bayram Baklavası: Anılar ve Duygular Arasında
Bayramın yaklaşmasıyla birlikte evde bir telaş başlar. Akrabaların ziyareti ve damadın geleceği düşünülünce, herkesin beklediği o meşhur baklavayı yapmak kaçınılmaz hale geliyor. Ancak, bu yıl ceviz bulmakta zorlandım. Geçmişte annemin yaptığı gibi baklava yapmayı planlıyorum ama ceviz yerine un kullanmak zorunda kalacağım. Umarım kimse fark etmez.
Bir zamanlar bahçemizde birçok ceviz ağacı vardı. Geçen yıl çıkan büyük fırtına, o ağaçların hepsini yok etti. O günlerde topladığımız cevizleri sevdiklerimize dağıtmak, bayramın bir parçasıydı. Göz hakkı, insan olmanın gerekliliklerinden biriydi. Ama şimdi, her şeyin bir çözümü olduğunu kendime hatırlatarak, unumu güzelce kavurdum. Ev, kavrulmuş unun kokusuyla doldu. Taze açtığım yufkaları ateşte hafifçe ısıttım ve aralarına kavrulmuş un serpiştirdim. Kat kat dizerek bayram baklavasını hazırladım.
Son bir yufka ile üstünü kapatıp, özenle dilimledim ve fırına verdim. Fırında pişerken, eski bayramların anıları zihnimde canlandı. O günler, evin kalabalıklığı ve kahkahalarla doluydu. Şimdi bayram geliyor ama her şey değişti. Bir şeyler eksik, ama ne olduğunu tam olarak bilemiyorum. Baklavama ceviz ekleyememek, belki de bu bayramın tadını kaçırıyordu.
Şerbetini de hazırladıktan sonra, fırından çıkardığım baklavayı şerbetle buluşturdum. Baklava hazırdı, fakat ben bayrama hazır değildim. İçimde kırgınlıklar vardı. Bayramda affetmek gerektiği söylenir ama bu kez içimden gelmiyordu. Daha önce çok affetmiştim ve büyüklüğüm hep bende kalmıştı. Ama artık bu bayram, kimsenin küçüklüğünü taşıyacak kadar güçlü hissetmiyordum.
Yorgun düşmüştüm. Bayram geldi ama sanki geldiği gibi gidecekmiş gibi hissediyorum. Bu bayram benim için, tıpkı baklava gibi; biraz tatsız, biraz tuzsuz, cevizsiz ve bir o kadar da vefasız. Her şeye rağmen umut her zaman vardır.
Aylin Özgür




