Türkeş Güney: Sorun 4688 Sayılı Yasa Değil, Sendikacılık Etkisizliği
Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney, 4688 sayılı yasa eleştirilerinin sendikal başarısızlıkları örtme çabası olduğunu savundu.
Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney, kamu görevlilerinin maaşları ve toplu sözleşme süreçleri hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Güney, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na yönelik eleştirilerin, sendikal başarısızlıkların üzerini örtme çabası olduğunu öne sürdü.
Uzun yıllardır yetkili sendikanın yürüttüğü toplu sözleşme süreçlerinde kamu çalışanlarının beklentilerine yeterince yanıt verilmediğini vurgulayan Güney, mevcut maaş kayıplarının ve alım gücü erimesinin doğrudan sendikal tutumla bağlantılı olduğunu ifade etti.
Güney, memur maaşlarının geçmiş dönemlerle kıyaslandığında daha olumsuz bir tablo sergilediğini belirtti. Türk-İş’in açlık ve yoksulluk sınırı verilerine atıfta bulunarak, yetkinin el değiştirdiği dönemden sonra maaşların yoksulluk sınırının altına gerilediğini savundu.
Bununla birlikte, 4688 sayılı yasanın eksiklikleri olduğunu kabul eden Güney, sorunun yalnızca bu mevzuata indirgenemeyeceğini, esas problemin etkili bir sendikal mücadelenin ortaya konulamaması olduğunu dile getirdi.
Toplu sözleşme görüşmelerinde memurların haklarının yeterince savunulmadığını, enflasyon farkı ve maaş artışları konusunda güçlü bir irade sergilenmediğini belirten Güney, bazı taleplerin belirsiz ifadelerle ertelendiğini öne sürdü. Özellikle 3600 ek gösterge gibi konularda somut sonuç alınamadığını vurguladı ve bu durumun sorumluluğunun yalnızca yasada değil, masadaki temsil biçiminde de aranması gerektiğini ifade etti.
Türkeş Güney, işçi sendikalarının aynı hükümetle yürüttükleri görüşmelerde daha güçlü sonuçlar alabildiğini belirterek, memur tarafında yaşanan zafiyetin sendikal etkisizlikten kaynaklandığını söyledi. Memurların yaşadığı ekonomik sorunların çeşitli yan tartışmalarla örtülemeyeceğini vurgulayan Güney, kamu çalışanları ve emeklilerin gerçek gündeminin maaş, alım gücü ve sosyal haklar olduğunu belirtti.
Açıklamasının sonunda, “Sorun 4688 sayılı yasa değil, yetkili etkisiz sendikacılık anlayışıdır” diyerek kamu çalışanlarının bu duruma karşı daha güçlü bir tavır sergilemeleri gerektiğini savundu.




