Kedi ve Köpek Isırıklarının Tehlikesine Dikkat!

Kedi ve köpek ısırıkları, enfeksiyon riski taşır. Uzm. Dr. Aslı Özer, bu yaralanmaların ciddiyetine dikkat çekiyor.

Kediler ve köpeklerle olan etkileşimler sırasında meydana gelen ısırık ve tırmalamalar, günlük yaşamda sıkça karşılaşılan yaralanmalar arasında yer alıyor. Çoğu zaman basit bir çizik veya diş izi olarak değerlendirilen bu yaralar, ciltteki en küçük açıklıkların bile enfeksiyon riski taşıdığı gerçeğini göz ardı etmemek gerektiğini ortaya koyuyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Aslı Özer, bu tür yaralanmaların ciddiyetine dair önemli uyarılarda bulundu.

Dr. Özer, yaraların büyüklüğünün her zaman riskin göstergesi olmadığını belirterek, “Bir ısırık ya da tırmalama küçük görünse bile, hayvanların ağız ve tırnaklarında bulunan mikroorganizmalar ciltteki küçük yaralardan içeri girebilir. Başlangıçta küçük bir yara gibi görünen bir ısırık, saatler içinde enfeksiyona yol açabilir. Artan ağrı, kızarıklık, şişlik ve ısı artışı, dikkate alınması gereken önemli belirtilerdir” dedi.

Özellikle kedi tırmalama hastalığına yol açabilen ‘Bartonella henselae’ bakterisinin tehlikesine dikkat çeken Dr. Özer, “Her kedi tırmalaması hastalık oluşturmaz. Ancak tırmalama sonrasında yaranın çevresinde oluşan lezyonlar, lenf bezlerinde şişme, hassasiyet, ateş veya halsizlik gibi belirtiler varsa, mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Enfeksiyon geliştiğinde, yaranın çevresinde kızarıklık, şişlik ve ağrı görülebilir. İrinli akıntı, ateş ve halsizlik gibi belirtiler daha ciddi enfeksiyonların habercisi olabilir. Özellikle el, parmak, yüz, ayak ve eklem çevresindeki yaralanmaların daha dikkatli değerlendirilmesi gerekir. Bağışıklık sistemi zayıf olan veya kronik hastalıkları bulunan bireyler, enfeksiyon riski açısından daha dikkatli olmalıdırlar.” şeklinde konuştu.

Isırık veya tırmalama sonrası yapılması gereken ilk müdahalenin yara bölgesinin bol su ve sabunla temizlenmesi olduğunu vurgulayan Dr. Özer, “Yara gelişi güzel bir şekilde kapatılmamalı. İlk müdahale oldukça önemlidir. Yara mümkün olan en kısa sürede temizlenmeli ve derin, el veya yüz bölgesinde bulunan yaralanmalarda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Hekim, yaranın durumuna göre enfeksiyon, tetanoz ve kuduz açısından değerlendirme yapacaktır” dedi.

Hayvan yaralanmalarında, bakteriyel enfeksiyonların yanı sıra kuduz riskinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Dr. Özer, “Özellikle hayvanın sahipsiz olması, aşı durumunun bilinmemesi veya olağan dışı davranış sergilemesi durumunda hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. ‘Evcil hayvan olduğu için kuduz riski yoktur’ düşüncesi yanlıştır. Kuduz riski, hayvanın türü, aşı durumu ve temas şekli gibi birçok faktöre bağlı olarak değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Tetanoz aşısının kontrol edilmesinin de önemli olduğunu vurgulayan Dr. Özer, “Isırık veya tırmalama sonrası yalnızca kuduz düşünülmemelidir. Yaranın niteliği ve kişinin aşı geçmişi tetanoz açısından da değerlendirilmelidir. Isırığın veya tırmalamanın boyutu, enfeksiyon riskini her zaman göstermeyebilir” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu