Ekonomi Basınının Öncüsü Nezih Demirkent 25. Yılında Anılıyor

Nezih Demirkent, 25. ölüm yıl dönümünde Türk basınında bıraktığı izlerle anılıyor. Ekonomi gazeteciliğine yaptığı katkılar unutulmuyor.

Türk gazeteciliğinin önemli simalarından biri olan Nezih Demirkent, aramızdan ayrılışının 25. yıl dönümünde derin bir özlemle anılıyor. 11 Şubat 2001 tarihinde hayata veda eden Demirkent, meslek ilkelerine olan sıkı bağlılığı ve Anadolu sanayisine sağladığı önemli destekle hatırlanıyor. Bugün, Aşiyan Mezarlığı’ndaki kabri başında dualarla anılacak.

Gazetecilik kariyerine 51 yıl, ekonomi haberciliğine ise 20 yıl boyunca yön veren Nezih Demirkent, yalnızca bir yayın yönetmeni değil, aynı zamanda Türk medya dünyasının mimarlarından biriydi. Geride bıraktığı eserler ve yetiştirdiği gazetecilerle “Nezih Ağabey” olarak anılan Demirkent, Türk basınında kalıcı bir etki bıraktı.

1930 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Demirkent, hukuk eğitimi almasına rağmen gazetecilik tutkusunu seçti. 1950 yılında stajyer spor muhabiri olarak başladığı kariyerinde, muhabirlikten yazı işleri müdürlüğüne kadar her kademeyi başarıyla geçti. Hürriyet gazetesindeki genel müdürlük görevinden sonra, 1981 yılında Dünya Gazetesi’ni bir ekonomi gazetesi haline getirerek Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında önemli bir rol üstlendi.

Demirkent’in en büyük mirası olan Dünya Gazetesi, onun vizyonuyla İstanbul’un ötesine geçerek Anadolu’daki sanayicilerin ve girişimcilerin sesi oldu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti başkanlığı döneminde, Basın Müzesi ve huzurevi gibi kalıcı projelere imza atarak mesleki dayanışmanın ve etik değerlerin güçlü bir savunucusu olarak tarihe geçti.

“Sayfa Sayfa Gazetecilik”, “Salı Yazıları” ve “Medya Medya” gibi eserleriyle gazetecilik mesleğinin temel ilkelerini yazan Demirkent, Basın Şeref Kartı sahibiydi. 40. yılını kutladığı dönemde bile ilk günkü heyecanıyla gazetesinin başında duran bu duayen isim, vefatının 25. yılında, bugün saat 11.00’de Aşiyan Mezarlığı’ndaki kabri başında ailesi, meslektaşları ve sevenleri tarafından anılacak. Türk iş dünyası ve basın camiası, onun “Anadolu sevdası” ve “nitelikli habercilik” mirasını yaşatmaya devam ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu