Ankara’da Savunma Sanayisinde KOBİ’lerin Yükselişi: Stratejik Buluşma

Ankara’da düzenlenen ICDDA, Türk KOBİ’lerini dünya devleriyle buluşturarak savunma sanayisinde yeni bir dönem başlatıyor.

Türk savunma sanayisi, Ekim ayında Ankara’da gerçekleştirilecek olan Savunma ve Havacılıkta Endüstriyel İş Birliği Günleri (ICDDA) ile küresel ölçekteki varlığını daha da güçlendirmeye hazırlanıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve OSTİM iş birliğiyle düzenlenen bu etkinlik, yerli KOBİ’lerin uluslararası devlerle doğrudan iletişim kurmasını sağlayarak Türkiye’nin üretim kapasitesini küresel tedarik zincirine entegre etmeyi amaçlıyor.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, organizasyonun tanıtım toplantısında, Türk savunma ekosisteminin temel taşları olan KOBİ’lerin rolüne vurgu yaptı. Modern orduların yalnızca ana yüklenicilerle değil, bu yüklenicilere destek veren çevik alt yüklenicilerle güçlendiğini belirten Görgün, ICDDA’nın yalnızca bir fuar değil, aynı zamanda stratejik bir iş geliştirme platformu olduğunu ifade etti. Airbus, Boeing, Lockheed Martin ve Rolls-Royce gibi dünya devlerinin Türk üreticileriyle bir araya gelmesi, yerli sanayinin teknolojik gelişimini kanıtlar nitelikte. Bu iş birliklerinin, Türkiye’nin savunma ihracatında geçen yıl ulaşılan 1500’den fazla ihracatçı firma sayısını artırması bekleniyor.

OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, eğitim sistemine yönelik yenilikçi önerilerde bulunarak, sanayinin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak için Meslek Yüksekokulları ve teknoparkların Organize Sanayi Bölgeleri içerisinde konumlandırılması gerektiğini savundu. Aydın, teorik eğitimin pratikle birleşmediği bir sistemin sürdürülebilir olamayacağını belirterek, OSTİM Teknik Üniversitesi örneği ile bu modelin başarısını kanıtladıklarını dile getirdi. Bu yaklaşım, sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp, Özbekistan gibi dost ülkelerde de bir sanayi ekosistemi modeli olarak uygulanıyor. Bu durum, Türkiye’nin yalnızca savunma araçları değil, aynı zamanda bir sanayileşme kültürü ihraç ettiğinin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

ICDDA’nın son on yıldaki büyüme ivmesi, somut verilerle dikkat çekiyor. 2013 yılında sadece 2000 ikili iş görüşmesi ve 22 ülkenin katılımıyla başlayan organizasyon, 2024 yılı itibarıyla 8000’den fazla görüşme ve 55 ülkenin aktif katılımına ulaşarak küresel bir marka haline geldi. Bu artış, Türk savunma sanayisinin uluslararası düzeyde ne kadar derinleştiğini ve güven endeksinde ne kadar yükseldiğini gösteriyor. Özellikle havacılık ve uzay sanayisindeki başarılar, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki önemli konumunu pekiştiriyor.

Türk savunma sanayisinin köklerine yapılan vurgu ise organizasyonun en duygusal ve anlamlı anlarından biriydi. OSTİM kurucularının 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Genelkurmay Başkanlığı’na yazdıkları ve her türlü yardıma hazır olduklarını bildiren tarihi dilekçenin anısına, savunma sanayinin günümüzdeki temsilcilerine plaket takdim edildi. Bu tören, günümüz yüksek teknoloji atılımlarının rastlantısal bir başarı olmadığını, elli yıl önce atılan milli bir iradenin ve “tam bağımsızlık” idealinin bir sonucu olduğunu hatırlattı. ICDDA, bu tarihi mirası modern teknoloji ve küresel ticaretle birleştirerek Türkiye’nin savunmadaki geleceğini inşa etmeye devam ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu