Erdoğan: Fon soruşturmasında gerekli adımlar atılıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon soruşturmasında sorumluların hukuk önünde hesap vereceğini belirterek sürecin kararlılıkla sürdürüldüğünü açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu programı için bulunduğu New York’ta gazetecilerle bir araya geldi. Türkevi’nde gerçekleştirilen görüşmede gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin yakından takip ettiği fon soruşturması hakkında da açıklama yaptı.

Fon soruşturmasında süreç kararlılıkla yürütülüyor

Erdoğan, meselenin sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde ve belirli sayıdaki fonda ortaya çıkan bir sorun olduğunu belirtti. Yaşananların finansal sistem ya da Türkiye ekonomisi açısından genel bir risk oluşturmadığını ifade eden Erdoğan, konunun piyasanın tamamına mal edilmesinin Türk borsasına haksızlık olacağını söyledi.

Fon soruşturması kapsamında sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gereken bütün adımların atıldığını ve atılmaya devam edeceğini kaydeden Erdoğan, ilgili kurumların konunun üzerine kararlılıkla gittiğini belirtti. Yargının da kapsamlı bir soruşturma yürüttüğünü aktaran Erdoğan, bu süreçte bazı gözaltı ve tutuklamaların gerçekleştiğini dile getirdi.

Sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vereceğini vurgulayan Erdoğan, vatandaşların sürece güvenmesi gerektiğini söyledi. Soruşturmanın sermaye piyasalarının hassas yapısına uygun biçimde şeffaf ve dikkatli yürütülmesinin önemine işaret eden Erdoğan, benzer sorunların yeniden yaşanmaması için gerekli hukuki ve idari düzenlemelerin de hayata geçirileceğini açıkladı.

BM reformu ve daha adil bir küresel sistem çağrısı

Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasında çok taraflılığın güçlendirilmesi gerektiğini savunduklarını belirtti. Dünyanın farklı bölgelerindeki ülkelerin kendi iradeleri ve deneyimleriyle küresel sistemde daha adil biçimde temsil edilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, karar alma mekanizmasının yalnızca beş ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırılmasını eleştirdi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki veto mekanizmasının yeniden değerlendirilmesi ve Genel Kurul’un daha etkin hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, dünyanın yeni çatışma alanlarına değil, diplomasi ve iş birliğini geliştirecek köprülere ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Gazze ve bölgesel güvenlik gündemi

Gazze’deki insani krize de değinen Erdoğan, yalnızca ateşkes çağrısı yapılmasının yeterli olmadığını söyledi. Kalıcı barışın sağlanması, saldırıların yeniden başlamasını önleyecek mekanizmaların kurulması, bölgenin yeniden imarı ve Filistinlilerin siyasi geleceğinin güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin yalnızca bölge ülkelerini değil, enerji piyasalarını, ticareti ve küresel ulaşımı etkilediğini belirten Erdoğan, deniz geçişlerinin serbest ve güvenli biçimde sürdürülmesi gerektiğini kaydetti. Karadeniz’in savaşın yeni bir cephesine dönüşmemesi gerektiğini de vurgulayan Erdoğan, ticari gemilerin güvenliğinin sağlanması ve tahıl koridorunun yeniden işler hale getirilmesi için diplomatik girişimlerin sürdüğünü açıkladı.

Savunma sanayisi ve terörle mücadele

Türkiye’nin F-35 programına dönüşü konusunda ABD yönetiminden olumlu bir yaklaşım gördüklerini belirten Erdoğan, bu iradenin somut adımlara dönüşmesini beklediklerini söyledi. Bununla birlikte yerli savunma sanayisinin öncelikli olduğunu ifade eden Erdoğan, KAAN başta olmak üzere savaş uçakları ve hava savunma sistemleri geliştirme çalışmalarının süreceğini aktardı. Eurofighter konusunda İngiltere ile temasların da devam ettiğini bildirdi.

Terörsüz Türkiye hedefinin kısa vadeli bir gündem olmadığını, yaklaşık yarım asırlık bir sorunun sona erdirilmesini amaçladığını belirten Erdoğan, sürecin yasal çerçeve içinde ilerlediğini söyledi. Örgütün silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanmasının ardından gerekli tespit ve doğrulama işlemlerinin yapılacağını ifade eden Erdoğan, sürecin ilgili kurumların denetiminde sürdüğünü kaydetti.

Irak’la ilişkilere de değinen Erdoğan, Sincar bölgesinde Irak hükümetinin otoritesinin hakim olacağı bir düzen için görüşmeler yapıldığını belirtti. Ankara’nın Bağdat’la terör başlığının yanı sıra Kalkınma Yolu, ticaret, istikrar ve refah konularında iş birliğini geliştirmeyi hedeflediğini söyledi.

Türkiye-Yunanistan ilişkileri ve COP31 hazırlıkları

Türkiye’nin Yunanistan’ın düşmanı değil, komşusu ve NATO çatısı altındaki müttefiki olduğunu vurgulayan Erdoğan, iki ülke ilişkilerinin iç siyasi tartışmalara malzeme edilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin önceliğinin haklarını, güvenliğini ve Ege ile Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarı korumak olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesi hakkında da konuşan Erdoğan, toplantının yalnızca bir iklim konferansı olmadığını belirtti. Zirvenin, gelişmekte olan ülkelerin beklentilerini dile getirebileceği ve iklim finansmanı ile mücadele konusunda somut sonuçların ele alınacağı bir platform olması gerektiğini söyleyen Erdoğan, iklim değişikliğiyle mücadelenin artık açıklamalardan çok uygulama gerektirdiğini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu