Bono itfaları için kritik dönem: 3,2 milyar liralık yük

Bono itfaları yaklaşan aracı kurumların karşı karşıya olduğu 3,2 milyar liralık yük, para piyasası fonlarındaki talep düşüşüyle birlikte izleniyor.

ŞEBNEM TURHAN

Yatırım fonlarında yaşanan krizin etkileri piyasaların farklı alanlarında hissedilmeye devam ediyor. Kredili işlemlerin finansmanında kullanılan bonoları ihraç eden aracı kurumlar için yaklaşan vade tarihleri yeni bir risk başlığı oluşturdu. Çeşitli vadelerde itfa edilecek ve toplam büyüklüğü 3,2 milyar liraya ulaşan ihraçların en önemli alıcıları arasında yer alan para piyasası fonlarına yönelik talebin zayıflaması, piyasada satış baskısı endişesini artırdı.

Borsa İstanbul, geçen hafta likidite sorunuyla derinleşen yatırım fonu krizinin etkilerini sınırlamaya çalışırken düzenleyici kurumların adımları da sürüyor. Sermaye Piyasası Kurulu, pay geri alımlarındaki sınırı ikinci bir duyuruya kadar kaldırdı. Bunun ardından şirketlerin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na gönderdiği geri alım bildirimlerinde artış görüldü. Söz konusu gelişme, negatif seyreden payların sayısını azaltırken endekslere de destek verdi. Öte yandan, yedi portföy yönetim şirketinin tasfiye sürecindeki 131 şirketinde taban serileri devam etti. BIST 100 endeksi gün içinde pozitif bir görünüm sergilese de halka arz endeksi en zayıf performansı gösteren endeks oldu.

Yakın vadeli bono itfaları izleniyor

Pay fiyatlarındaki sert gerileme reel sektör şirketlerinde teminat sorunlarına yol açarken, aracı kurumlar da bu süreçten olumsuz etkileniyor. Piyasa uzmanlarına göre kurumların önemli gelir kaynaklarından biri olan kredili işlemleri finanse etmek için çıkarılan bonolarda geri ödeme dönemi yaklaşıyor. Bu ürünlerin başlıca alıcıları olan para piyasası fonlarında, fon krizinin ardından hem çıkışlar yaşandı hem de yatırımcıların fon içeriklerini daha yakından sorgulaması talebi etkiledi.

Halen farklı vadelerde itfa edilecek 124 bono ihracı bulunuyor. Bu ihraçların toplam tutarı 3 milyar 193,7 milyon lira seviyesinde. Bazı bonoların itfa tarihi içinde bulunulan aya denk gelirken, bazı ihraçların vadeleri 2027’ye kadar uzanıyor. Para piyasası fonlarındaki talep kaybı, aracı kurumları geri ödemeleri karşılayabilmek için portföylerindeki hisseleri satmaya yöneltebilir. Uzmanlar, satışların fiyat gözetilmeksizin yapılması halinde Borsa İstanbul’da yeni bir baskı dalgası oluşabileceği uyarısında bulunuyor.

İhtiyaç halinde bankacılık sektörünün aracı kurumlara destek sağlayabileceği belirtilse de makroihtiyati tedbirler nedeniyle bankaların bu kurumlara yeterli kredi kullandırıp kullandıramayacağı belirsizliğini koruyor.

Kredili işlem kullanan hesap sayısı 46 bini geçti

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği verilerine göre ağustos ayı sonunda kredili işlem hacmi 129,2 milyar lira olarak kaydedildi. Kredili işlem kullanan hesap sayısı 46 bin 81’e ulaşırken kredi sözleşmesi bulunan yatırımcıların sayısı 652 bin 377 oldu. Bu verilere göre yatırımcı başına düşen kredi hacmi yaklaşık 2,8 milyon lira seviyesinde gerçekleşti.

Ağustos 2026 itibarıyla açıklanan rakamlar, yatırımcı başına kredi hacminde yılın en yüksek seviyesine işaret etti. Toplam 55 aracı kurumda kredili işlem kullanan yatırımcı bulunurken, kredi kullanan yatırımcı sayısı da Ocak 2025’ten bu yana görülen en yüksek düzeye çıktı. Yatırımcı başına kredi hacmi ise tarihi zirvesine ulaştı.

Artan kredi büyüklüğü, teminat tamamlama çağrılarını da beraberinde getirdi. Takasbank verilerine göre haftanın ilk işlem gününde 1,13 milyar lira olan teminat tamamlama çağrısı, bir sonraki gün 589,8 milyon liraya geriledi.

Uzmanlar, riskin yalnızca aracı kurumların bono itfalarıyla sınırlı olmadığına da dikkat çekiyor. SPK’nın işlem başlattığı portföy yönetim şirketlerinden birinin iştiraki olan yatırım bankasının 50 milyar liralık ihracı bulunduğu belirtiliyor. Bu ihracın geri ödenmesinde sorun yaşanması halinde pay piyasasında ek baskı oluşabileceği değerlendiriliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu