Hasan Hadi’nin ‘Başkanın Pastası’ Filminde Çocukluk Anıları
Hasan Hadi’nin ‘Başkanın Pastası’ filmi, Irak’ın karanlık döneminde bir çocuğun gözünden yaşananları anlatıyor.
Hasan Hadi, ilk uzun metrajlı filmi ‘Başkanın Pastası’ ile Irak’ın acılı tarihine ışık tutuyor. 1990’ların başında Irak halkının maruz kaldığı zorlukları, çocukluk anılarından yola çıkarak anlatan Hadi, masalsı unsurlar ve çocuk bakışıyla hikâyenin merkezine küçük bir kızı yerleştiriyor.
O yıllarda Irak, Saddam Hüseyin’in acımasız yönetimi ve Birleşmiş Milletler’in uyguladığı ekonomik yaptırımlar arasında sıkışmıştı. Güney Irak’ta büyükannesiyle birlikte yoksulluk içinde yaşayan yetim Lamia, despot öğretmeninin Saddam’ın doğum günü için pasta hazırlama görevini üstlenmesiyle birlikte zorlu bir yolculuğa çıkar. Bu süreç, hem kara mizah unsurları barındıran hem de sert bir olgunlaşma hikâyesine dönüşüyor.
Film, görüntü yönetmeni Tudor Vladimir Panduru’nun katkılarıyla görsel bir şölen sunarken, Saddam rejiminin ve savaşın getirdiği ekonomik ve toplumsal sıkıntıları, sıradan insanların gözünden aktarıyor. Hadi, Contexto y Accion’a verdiği röportajda, filminin çocukluğuyla olan bağını ve baş karakter olarak neden bir kızı seçtiğini açıkladı.
Çocuk Bakış Açısı
Hadi, kadınların güçlü bir şekilde var olduğu bir ailede büyüdüğünü belirterek, erkek egemen toplumda bir kız çocuğunun kendini ifade etme mücadelesinin önemine dikkat çekti. Film, savaş ve diktatörlükten en çok etkilenenlerin çocuklar ve kadınlar olduğunu vurguluyor. Bu, Hadi’nin kişisel deneyimlerinden kaynaklanıyor.
Oyunculuk Süreci
Filmdeki çocuk oyuncularla çalışmanın zorluklarından bahseden Hadi, karakterlerin gerçek hayattaki çocuklara benzemesi gerektiğini ve onların zekâsının işini kolaylaştırdığını ifade etti. Provalar yerine güven ilişkisi kurmaya odaklandıkları bir atölye düzenlediklerini belirtti. Doğallığı korumak adına gerçek anlamda prova yapmadıklarını, çocukların bir film setindeki dinamikleri anlamalarının önemli olduğunu vurguladı.
Gerçekçilik ve Düşsellik
Hadi, filmde gerçekçiliği ve düşsel unsurları bir araya getirdiğini, bunun Irak kültürüne özgü bir durum olmadığını belirtti. Irak sinemasının geçmişteki altın çağını hatırlatan Hadi, Saddam’ın iktidara gelmesiyle birlikte sinemanın büyük bir darbe aldığını ifade etti.
Çekim Süreci ve Zorluklar
Filmin Irak’ta çekilmesinin zorluklarına değinen Hadi, birçok işin basit bir e-posta ile çözülebileceği düşünülse de, günlerce süren çabalar gerektirdiğini anlattı. Toplumun desteği olmadan filmi çekmenin imkânsız olduğunu belirtti.
Gösterim ve Tepkiler
Film Irak’ta sınırlı bir gösterimle izleyiciyle buluştu ve duygusal bir karşılık gördü. İzleyiciler, kendilerini ve kendi kültürel unsurlarını perdede gördüklerinde büyük bir bağ kurdular.
Hadi, İspanyol sinemasıyla olan ilişkisini de vurgulayarak, özellikle bazı İspanyol filmlerinin kendisine ilham verdiğini belirtti. Irak’ta sinema salonlarının yetersizliğinden bahseden Hadi, hayalinin Irak’ta yazar sinemasını temsil eden bir salon açmak olduğunu ifade etti.




