Bunaltıcı Sıcaklar Kalp Sağlığını Tehdit Ediyor

Kavurucu sıcaklar kalp hastaları için tehlike oluşturuyor. Uzmanlar, sıvı alımına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kavurucu sıcaklar, kalp ve damar hastaları için ciddi tehlikeler barındırıyor. Uzmanlar, bu risk grubundaki kişilerin özellikle günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmamaları ve yeterli sıvı tüketmelerinin önemine dikkat çekiyor. Ayrıca, tatil dönemlerinde yaşanan alışkanlık değişikliklerinin de kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.

Kalp doktorları, sıcak hava dalgalarının kalp krizi ve diğer kardiyovasküler sorunları tetikleyebileceğini belirtiyor. Meteoroloji tarafından yapılan sıcak hava uyarılarının ardından, kardiyoloji uzmanları da kritik açıklamalarda bulundu. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Hulusi Satılmışoğlu, daha önce kalp krizi geçirenler, bypass ameliyatı olanlar, stent takılanlar ve hipertansiyon hastalarının bu sıcaklarda daha fazla risk altında olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Satılmışoğlu, “Sıcak hava dalgalarına bağlı ölümlerin büyük bir kısmı kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Aşırı halsizlik, göğüste baskı hissi, yoğun terleme ve bilinç bulanıklığı gibi belirtiler görüldüğünde derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.

Prof. Dr. Satılmışoğlu, sıcak havalarda dikkat edilmesi gerekenleri sıralarken, yeterli sıvı alımının yanı sıra taze sebze ve meyvelerle elektrolit dengesinin korunmasının, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmasının ve özellikle saat 09.00 ile 16.00 arasında dışarı çıkmamaya özen gösterilmesinin önemini vurguladı.

Öte yandan, tatil dönemlerinde yaşanan alışkanlık değişiklikleri, uykusuzluk, stres ve aşırı yemek yeme gibi durumlar kalp ritmini olumsuz etkileyebiliyor. Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu durumu ‘Tatil kalbi sendromu’ olarak tanımlıyor. Prof. Dr. Koylan, daha önce kalp sorunu yaşamamış kişilerde bile bu sendromun ortaya çıkabileceğini belirterek, “En sık görülen ritim bozukluğu, kalbin düzensiz ve hızlı atmasına yol açan ‘atriyal fibrilasyon’dur. Soğuk terleme, uzun süreli çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma durumunda derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.

Prof. Dr. Koylan, tatil kalbi sendromunun çoğu zaman önlenebilir olduğunu vurgulayarak, bu sendromun yalnızca yaşlı bireylerde veya kalp hastalarında değil, daha önce kalp sorunu yaşamamış kişilerde de görülebileceğini ifade etti. Riski azaltmak için yeterli su alımının, düzenli uyku düzeninin, aşırı kafein ve enerji içeceklerinden kaçınılmasının yanı sıra ağır ve yağlı öğünler yerine dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti. Ayrıca, aşırı sıcaklarda yoğun fiziksel aktivitelerin sınırlandırılması gerektiğini belirtti.

Tanı sürecinde belirtilerin ne zaman başladığının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Koylan, fizik muayenenin ardından ritim bozukluğunun türünü belirlemek için elektrokardiyografi (EKG) çekileceğini, gerekirse 24-48 saatlik holter ritim kaydı, kan testleri, elektrolit düzeyleri, tiroit fonksiyonları ve kalp kası hasarının değerlendirileceğini ifade etti. Ekokardiyografi ile kalbin yapısal olarak sağlıklı olup olmadığının da araştırılacağını ekledi. Tanı, ritim bozukluğunun geçici bir tetikleyici sonrasında ortaya çıkması, altta yatan yapısal bir kalp hastalığının bulunmaması ve uygun tedavi ile ritmin düzelmesi ile konulabileceği belirtildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu